Süt Sığırlarında Laktasyon ve Üreme Siklusu

İNEKLERİN DOĞUMDAN ÖNCEKİ İKİ AY SAĞIMDAN ÇIKARILMASI

  • Çok Yüksek Verimli İse Doğumdan 60-65 Gün Önce
  • Orta Düzeyde Verimi İse Doğumdan 55-60 Gün Önce

İnek kuru dönemin ilk ayında aşırı beslenmemeli. İyi kalite kuru kaba yeme ilaveten 2-3 kg yogun yem yeterlidir. Ancak kaba yem saman gibi kötü kaliteli ise yoğun yem 4 kg' a çıkarılabilir. Doğuma 3-4 hafta kala verilen konsantre yem miktarı yavaş yavaş artırılarak doğuma kadar 100 kg canlı ağırlığına 1 kg konsantre yem düşecek şekle getirilir.

100 kg canlı Ağırlık = 1 kg konsantre yem

  • Kurudaki ineklere verilecek yemlerin küflü, kızışmış ya da kirli olmamasına özel itina gösterilmelidir.
  • Kurudaki ineklere besin maddelerince fakir suca zengin yemler fazla miktarda verilmemelidir.
  • Yavru ana karnında fazla yer kaplar, işkembeye fazla yer kalmaz

Laktasyonun Başı (0-70 gün)

Dönem 1 (Pik Dönem, 0-70.gün):

İlk 10 haftayı içine alır Bu dönem süt verimi pike ulaşır. Vücut rezervleri süt üretimi için kullanılmaktadır. Bu dönemde süt verimi hızla artar ve 6-8 haftalık süre içinde süt verimi en yüksek değerine ulaşır ve hayvanın yem tüketimi süt ile vücuttan atılan enerjiyi karşılayamaz. Böylece hayvan vücudundaki yağları enerji ihtiyacını karşılamak için kullanır. Bu döneminde süt veriminin 1 kg artırılması laktasyon sonunda yaklaşık 200 kg artış anlamına gelir. Bununla birlikte hayvanın kuru madde ve besin madde tüketimi bu dönemde genellikle ihtiyacı karşılamaz. Dolayısıyla bu dönemde negatif besin madde dengesi söz konusu olur. Bu dönemde amaç besin madde yetersizliğini önlemek için mümkün olduğunca kısa sürede yem tüketimini artırmaktır.

Yem tüketiminin artırılması için şu hususlara özen göstermek gerekir.

  • Stres koşulları ortadan kaldırılmalıdır
  • Rasyon dengeli hazırlanmalıdır
  • Hayvanlar sık yemlenmeli veya tam yemleme (TMR) uygulanmalı
  • İyi kalite kaba ve kesif yem kullanılmalı
  • Hayvanların önündeki yem her zaman taze olmalı
  • Yemlikler düzenli temizlenmeli
  • Rasyonda en az HS bulundurulmalı ve kaba yemin partikül büyüklüğü 2-5 cm veya kaba yemin %20'si en az 5 cm'den büyük olmalıdır. Yüksek verimli hayvanlarda ise rasyonun HS düzeyi %23'ü aşmamalıdır.
  • Rasyonda nem oranı %50'de fazla olmamalı
  • Kesif yemle bir seferde 2-2.5 kg'dan fazla verilmemeli
  • Yemlikler boş bırakılmamalı
  • Küflü, donmuş ve bozuk yem hammaddeleri ve yem kullanmaktan kaçınılmalı
  • Yemleme bölgesi aydınlatılmalıdır.

Laktasyonun ilk haftasında şu hususlara dikkat edilmelidir.

  • Kesif yem oranının yükseltilmesi gerekir. Artış göreceli yapılmalıdır. Doğumdan sonraki ilk dört gün yarım kilo, beşinci gün 2 kg kesif yem verilir. Altıncı günden itibaren kesif yem miktarı her üç günde bir veya en fazla her gün yarım kilo artırılarak verilmesi düşünülen (süt sağım kontrolü ile belirlenen süt verim düzeyine göre her 2, 2,5 yada 3 kg süt için 1 kg kesif yem) esas miktara ulaşılır.
  • Yüksek kesif yem asidosis riskini artırdığı için tampon maddeler kullanımı düşünülmeli veya rasyon selüloz düzeyi (en az ) kontrol edilmelidir.
  • Rasyonda lifli yapıda olmayan karbonhidrat miktarı kuru maddede %35-40'ı geçmemeli.
  • Hayvanın sindirim sisteminin sağlıklı kalabilmesi ve geviş getirmesi için en az %20'si 5 cm'den daha büyük ya da %50'si 2.5 cm uzunluğunda olmalıdır.
  • Laktasyonun başında 0.5-0.75 kg yağ kullanılması hayvanın enerji tüketimini artırabilir ve canlı ağırlık kazancını azaltabilir.
  • Yağ ilavesinde rumende mikrobiyal protein sentezi düşebileceğinden rumende yıkıma dirençli protein kullanımı dikkate alınmalıdır.
  • Erken lakasyon döneminde rasyonda kuru maddede -19 HP bulunmalıdır. Bunun %35-40'ı rumende yıkıma dirençli olmalıdır. Laktasyonun sonuna doğru HP oranı 'lere kadar düşürülebilir.
  • Rasyonda yağ ve yağlı tohum kullanılırsa Ca, Mg ile kaliteli protein dengelenmeli
  • Toplam rasyonda %0.5 veya kesif yem karmasında %1 tuz kullanılmalıdır.
  • Üre kullanılıyorsa ilk 10 haftadan sonra kullanılmalıdır.
  • Rasyon vitamin A, D ve E bakımından desteklenmelidir.

Laktasyonun Başında (0-70 gün) özetle şunlar olur

  • Hayvanın süt verimi yüksektir
  • Yem tüketimi düşüktür.
  • Hayvanlar genelde canlı ağırlık kaybederler.
  • İyi kondisyonlu hayvanlar 90-135 kg zayıflayabilir (600-700 kg süt demektir)
  • 1 kg süt artışı ~200 kg süt artışına neden olur.
  • Sağlıklı inekler ilk 15-20 gün içinde kızgınlık gösterirler
  • Amaç en kısa sürede yem tüketimini artırmaktır.
  • Canlı ağırlıklarının en az % 2.5'ine kadar kesif yem verilmelidir.
  • 600 kg canlı ağırlıkta 20 kg dan fazla süt veren bir inek 10-12 kg iyi kaliteli kesif yem tüketmelidir.
  • Bu toplam yem içinde yaklaşık %60 kesif yem demektir.
  • Kesif yemlerde tahıl miktarı artırılmalı, yağ ve çiğit gibi yağlı tohum kullanımı düşünülmelidir.

Laktasyon Başında yem tüketimi

  • Rasyon dengeli bir şekilde kurulmalı,
  • Hayvanlar sık yemlenmeli veya tam yemleme (TMR) uygulanmalı,
  • İyi kaliteli kaba ve kesif yemler kullanılmalı,
  • Hayvanların önündeki yem taze olmalı,
  • Yemlikler düzenli bir şekilde temizlenmeli,
  • En az ham selüloz olmalı, yüksek verimlilerde %23'ü aşmamalı
  • Kaba yemin partikül büyüklüğü 5-6 cm den aşağı olmalı,
  • Rasyonda nem oranı %50 den fazla olmamalı,
  • Kesif yemler bir seferde 2-2.5 kg dan fazla verilmemeli,
  • Yemlikler boş bırakılmamalı,
  • Küflü, donmuş ve bozuk yem hammaddeleri ve yem kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • NPN kullanımı sınırlandırılmalıdır. 100-200 g/gün/inek
  • Laktasyonun Başı
  • Ham selüloz:en az (KM'de)
  • Ham protein: -19
  • Rumende yıkılabilir protein H proteinin %60-65'ı
  • Rumende yıkıma dirençli protein H proteinin %35-40'ı
  • Enerji: 2.7-2.9 Mcal ME /kg KM

Problemler : Süt humması, Asidozis ve Şişme (arpalama), Laminitis (topallık), Abomasum (şirden) kayması, Yem tüketmeme (iştahsızlık), Ketosis, Yağlı karaciğer, Gizli kızgınlık, kistik ovaryum, Sonun düşmemesi, Süt yağının azalması, Metabolik problemlere bağlı olarak süt kaybı, Yeni doğum yapan ineklerde metabolik hastalıklara bağlı süt kayıpları

Laktasyondaki İneklerde Önemli Konular

  • İnce öğütülmüş yem süt yağını düşürür.
  • Su Tüketimi : 1 kg süt için 3 - 5 kg su , 30 kg süt 90-150 L su/gün
  • %8 – 10'yağ Kuru Madde Tüketimi,Selüloz sindirimi, Mikroorganizma gelişimi, Sindirim sistemi problemleri, Dönem II (Laktasyonun 70-140.Günleri, Pik Yem Tüketimi)

Bu dönem yem tüketiminin pike ulaştığı hayvanın gereksinme ve tüketiminin dengede olduğu 10-20. haftalar arasını içerir. Hayvanın yem tüketiminin pike ulaştığı dönemde pik süt verimi mümkün olduğu kadar korunmalıdır. Hayvan gebedir. Besin madde alımı ihtiyacın üzerine çıkar, canlı ağırlık kazanmaya başlar ve süt verimi düşmeye başlar. İhtiyaçlar azaldığı için rasyonda kaba yem oranı artırılabilir. Kaba yem miktarı ise canlı ağırlığın %1.5'undan az olmamalıdır. Kesif yem canlı ağırlığın %2.5'unu aşmamalı. Protein ihtiyacı önceki döneme göre düşüktür. Üre kullanılacaksa hayvan başına 100 g ile sınırlandırılmalıdır.

Özetle:

  • Hayvan yeterince yem tüketebilir
  • Canlı ağırlık kazanmaya başlar.
  • En az %50 kesif yem tüketmeye devam etmelidirler.
  • Ani yem değişimi yapılmamalıdır.
  • Genellikle uygun kızgınlık ve çiftleştirme bu dönemde olur.

Dönem III (Laktasyonun 140-305 günü)

Bu dönemde hayvanın yem tüketimi gereksinimini aşmaya başlar ve hayvan gelecek laktasyon için vücut rezervlerini yeniden kazanır (21-44. haftalar). Süt verimi düşmeye başlamıştır. Hayvan gebedir ve tüketim gereksinmeyi geçtiği için ihtiyaçlar kolaylıkla karşılanabilir. Bu dönemde sağlanacak kesif yem süt veriminin karşılanması yanında laktasyonun ilk döneminde kaybedilen vücut kondisyonunun yeniden kazanılmasını sağlamalıdır. Genç inekler büyümeye devam ettiklerinden 1. laktasyondakiler yaşama payı gereksinmesinin %20, 2. laktasyondakiler ise ' u daha yüksek düzeyde beslenmelidirler.

Protein kaynağı olarak PONB maddelerin kullanımı düşünülebilir. Bu dönemde potansiyel problemler oldukça azdır. Süt veriminin ayda %8-10 düzeyinde düşmesi normaldir. Bundan daha sert düşüşler önlenmelidir.

Özetle:

  • Rasyonda kesif yem düzeyi %40 lara düşürülebilir.
  • Toplam rasyonda protein oranı lere çekilebilir.
  • Rasyonun enerjisi de düşürülebilir.
  • Yüksek düzeyde besleme hayvanın yüksek kondisyonla kuruya çıkarılmasına neden olur.
  • Dönemler arasında yem değişimleri ani yapılmamalıdır.

Dönem 4: Kuru dönem (Doğuma 60-14 gün kala)

Büyük kısmı kuru dönem içinde kalır. Gebeliğin son 8-2 haftalarını kapsar. Canlı ağırlık kazancının (kondisyona yönelik) büyük kısmı bu dönemde gerçekleşir. Aynı zamanda meme dokularının yenilemesi memenin sonraki laktasyona hazırlanması da bu periyotta olur (45-49. haftalar). 60 günlük kuru dönem çoğu süt sığırı için bir sonraki laktasyonda en yüksek süt verimini sağlamaya yeterlidir.

Kuru dönemdeki uygun besleme sonraki laktasyonda süt verimini artırır, buzağı yaşama gücünü iyileştirir ve doğum sonrası olası metabolik problemlerin en aza indirilmesini sağlar.

Kuru dönem 40 günden daha az tutulursa hayvan memelerini gelecek laktasyon için yeterince yenileyip hazırlayamaz ve takip eden laktasyonda süt veriminde 100-600 kg düşüş gözlenebilir. Kuru dönemin 70 günden uzun tutulması süt verimini arttırmazken vücut kondisyonun yükselmesine, yani hayvanın yağlanmasına yol açar. Bu ise hayvanda doğum problemlerine ve üreme kabiliyetinde bozulmalara neden olabilir. Kurudaki inekleri vücut kondisyonunu koruyarak doğuma hazırlamalıdır. Bu dönemde hazırlanacak rasyonda canlı ağırlığın muhafazası, kaybedilmiş ve önceki dönemlerde kazanılmamış vücut kondisyonunun kazanılması memelerin yenilenmesi ve yavru gelişimi için gerekli olan besin maddelerinin karşılanması amaçlanmalıdır.

Kurudaki ineğin besin madde gereksinmesi sadece kaba yemle genellikle karşılanabilir. Ancak ne baklagil ne de mısır silajları gereksinmeyi dengeli olarak karşılayamazlar. İkisinin birlikte verilmesi durumunda sadece vitamin ve birazda P'a gereksinim duyulur. Kurudaki ineklerin besin madde gereksinmesi oldukça basit rasyonlarla karşılanabilir. Hayvanların kuruya kolay çıkarılmasındaki en önemli araç kuruya çıkarılacakları hafta kesif yemin rasyondan çıkarılmasıdır. Bu şekilde hayvanın süt verimi ani olarak düşer. Bu ise kuruya çıkarmayı oldukça kolaylaştırır. Bu dönemde memeler enfeksiyonlara oldukça açıktır, hijyenik koşullara uyulması gerekir.

Kurudaki İneklerin Beslenmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

  • Rasyonda laksatif yem oranı %40 larda tutulmalı, ancak protein oranı yükseltilmelidir.
  • CA %1'i düzeyinde partikül büyüklüğü uzun olan kaba yemler verilmeli,
  • Kaba yemler buğdaygil ağırlıklı olmalıdır. (Baklagil-süt humması), en uygun yemleme baklagil ve buğdaygil karışımı kaba yemlere dayalı yemlemedir.
  • Serbest olarak mısır silajı ile yemlemeden kaçınılmalıdır. (Enerji, aşırı kondisyon -partikül)Yağlı inek sendromu,Abomasum kayması
  • Kesif yemler çok az miktarda gereklidir. Kaba yem kalitesi düşük olduğunda gereklidir. Bu dönemde kullanılması önerilen kesif yem miktarı 1.5-2.0 kg kadardır
  • Konsantre yemdeki Ca ve P miktarları normal süt yemindekinin yarısına düşürülür.
  • Ca tüketimi: en fazla 100 g /gün; (ort 60-80 g)
  • fosfor tüketimi 35-40 g /gün olmalı;
  • Selenyum bakımından yetersizlik görülen bölgelerde (3-5 mg) ek selenyum verilmesi gerekebilir.Vitamin E ve Se yetersizliği;
  • Sonun düşmeme riski artar.
  • Mastitis riski artar
  • Tuz tüketimi (Na) 28 gr/gün düzeyinde sınırlandırılmalı, Tuz miktarı azaltılır. Gebeliğin son döneminde (ödemler oluşur).
  • Uygun vitamin ve iz mineral takviyesi yapılmalı
  • Doğumdan önceki iki ayda verilecek günlük konsantre yem, vücut ağırlığının % 1 inden fazla olmamalı
  • Doğuma 2 hafta kala tedrici olarak normal süt yemine geçilir
  • Yem tüketimi canlı ağırlığın %2'si düzeyinde sınırlandırılmalı, bunun en az yarısı kaba yem, kaba yemin yarısı da partiküllü olmalıdır. Genelde kurudaki ineklerin rasyonlarında %70-80 kaba yem bulundurulur. Kaba yemin çayır otu olması tercih edilir. Baklagil otları fazla miktarda Ca, düşük miktarda P içerdiği için süt humması riskini artırır
  • Laktasyonda farklı yemler kullanılacaksa, doğuma 3-4 hafta kala hayvanın bu yeme alışması için kullanılmaya başlanmalıdır.
  • Toplam rasyonda protein düzeyi -13 seviyesinde tutulmalıdır.
  • Rasyonun vitamin A, D, E ve Se'ca desteklenmesi buzağı yaşama gücünü ve plasentanın atılmasını artırır, mastitis olma riskini azaltır.

Gebeliğin Son 2-3 Haftası-Geçiş Dönemi (Kuru Dönemin Sonu, doğum öncesi 2 hafta)

Gebeliğin son 2 haftasını içerir. Doğumu takiben besin madde gereksinimi çok yükseleceğinden hayvanın ve rumen koşullarının laktasyon dönemindeki yüksek kesif gereksinmesine adapte edilmesi gerekir (50-52. haftalar). Doğum ve laktasyon için yüksek düzeyde kesif yem verilmesi gerekir. Doğumdan sonra verilecek yemler bu dönemde azar azar kullanılarak hayvan alıştırılır ve daha sonra miktarlar aşamalı olarak artırılır. Hayvan doğum öncesi canlı ağırlığın %1'i düzeyinde kesif yem tüketir hale getirilmelidir. Bu şekilde bir geçiş aynı zamanda doğum felci riskini de düşürür.

Bu dönemde alınacak önlemler:

  • Rasyonda kesif yem yavaş yavaş artırılmalı ve en az canlı ağırlığın %1'i düzeyinde kesif yem tüketimi sağlanmalıdır. Doğuma iki hafta kala hayvan başına 2 kg kesif yem verilmeye başlanır ve her gün yarım kilo artırılır. Bu artırma işlemine her 100 kg CA için 1-1.5 kg kesif yem düşecek miktara ulaşıncaya kadar devam edilir.
  • Rasyonda protein düzeyi -15'e çıkarılmalıdır.
  • Doğumdan sonra farklı kaba yemler kullanılacaksa doğum öncesi bunlar kullanılmaya başlanmalıdır.
  • Doğum felcine yatkın ineklerde Ca tüketimi günlük 15-20 g düzeyinde tutulmalıdır.
  • Meme ödemleri önemli bir sorun ise rasyondan tuz çıkarılmalıdır.
  • Vücut kondisyonu yüksek, ketosise yatkın, yüksek verimli ineklerin doğum öncesi 1-2 haftadan laktasyonun ilk 8 haftasına kadar 6 g/gün niasinle desteklenmelidir.
  • Doğumdan 3-7 gün önce başlayarak 250-500 g propilen glikolün hayvanlara sulandırılıp içirilmesi yağlı karaciğer sendromunu ve ketosis riskini en aza iner.
  • Doğum felci riskinin azaltılması için magnezyum sülfat, kalsiyum sülfat, kalsiyum klorür ve amonyum klor vb kullanılabilir.
  • Vitamin A, D, E ve Se takviyesi gebeliğin son 2 haftasında önerilebilir.

Özetle:

  • Rasyonda kesif yem oranı yavaş yavaş arttırılmalıdır.
  • Bu dönemde hayvan canlı ağırlığının % 0.5-1'i düzeyinde kesif yem tüketir hale gelmelidir.
  • Kesif yemler geçiş döneminde uygun Ca:P oranı nedeniyle süt humması riskini azaltabilir.
  • Hayvan yüksek kesif yeme adapte olduğundan laktasyonun başındaki asidozis riski azalır.
  • Doğum sonrası farklı kaba yemler kullanılacaksa doğum öncesi hayvanlar bunlara alıştırılmalı
  • Bu dönemde de kaba yem canlı ağırlığın %0.5-1'i düzeyinde kalmaya devam etmelidir.
  • Yem değişimleri yavaş yapılmalıdır.
  • Doğumdan 24-48 saat önce yem tüketiminde ani düşmeler olur
  • Yem tüketimindeki ani düşüş;
    • 1) rumenin dengesini bozar,
    • 2) abomasum kayması riski artar,
    • 3) yem tüketimi düzensizliği ve asidozis riski artar.

Süt humması:

  • Doğumdan sonraki ilk 2-3 gün içerisinde görülür.
  • Kan Ca düzeyinin yüksek süt verimi nedeniyle aniden düşer
  • Ca tüketimi günlük 13-18gr düzeyinde sınırlanmalıdır.
  • PTH salgılanması uyarılır.
  • Kemiklerden Ca mobilizasyonu artar.
  • Süt humması riskini ortadan kaldırmak için 20-25 milyon IU vitamin D önerilir
  • Sindirim sisteminde Ca emilimi uyarılır.

BUZAĞI, DANA VE DÜVELERİN BAKIM VE BESLENMESİ

Buzağı, dana ve düvelerin bakım ve beslenmesi süt sığırcılığı işletmelerinde sürü idaresinin en önemli konularındandır. Sağlıklı ve verimli bir sürü elde etmenin yolu sağlıklı buzağı, dana ve düve yetiştirmekten geçer. Her yıl üreme güçlüğü, meme hastalıkları, yaşlılık ve ölüm gibi nedenlerle sürüden ayıklanmak zorunda olan ineklerin yerini, yeni yetişen düveler alır. Normal olarak her yıl sürünün dörtte biri çeşitli nedenlerle ayıklanır ve işletmede yetiştirilen düveler sürüye katılır. Bu nedenle, sürünün sağlıklı ve verimli bir şekilde devamlılığının sağlanması için buzağı, dana ve düvelerin bakım ve beslenmesine gereken önem verilmelidir. Sığırcılıkta doğumdan süt kesimine kadar olan, yani 0-4 aylık yaştaki hayvanlara buzağı, süt kesiminden 1 yaşına kadar olan, yani 4-12 aylık yaştaki hayvanlara dana, bir yaşından ilk doğumunu yapıncaya kadarki yaşta olan, yani 12-24 aylık yaştaki hayvanlara düve denilmektedir.

6.1.BUZAĞILARIN BAKIM VE BESLENMESİ

Doğum yapacak inekler için ahırda temiz ve sakin bir doğum bölmesi hazırlanmalı ve doğum yaklaştığında inekler bu bölmeye alınmalıdır. Doğumdan sonra buzağı bölmeleri iyice temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Buzağı doğar doğmaz şu önlemler alınmalıdır.

1.Doğumdan sonra, buzağının ağzına ve burnuna yapışmış olan yavru suları ve yavru zarları temizlenir. Buzağının nefes alıp almadığı kontrol edilir, nefes almada güçlük çekmesi durumunda göğüs kafesine bastırılarak suni teneffüs uygulanır.

2.Sağlıklı inekler yavrusunu yalayarak temizler ve kurutur. Bu yalama aynı zamanda masaj etkisi oluşturarak buzağının solunum ve dolaşım sistemini uyarır. Bazen inekler yavrusunu yalamayabilir. Bu durumda buzağıların temiz ve kuru bir bezle kurulanması gerekir.

3.Uzun olan göbek kordonu temiz bir makasla kesilir, içine tentürdiyot dökülerek mikrobik bulaşma önlenir,

Buzağı doğar doğmaz septisemi aşısı yapılmalıdır.

6.1.1.İLK 3 GÜNLÜK BAKIM VE BESLEME

Yeni doğan buzağıların hastalıklara karşı bağışıklıkları yoktur. Yeni doğan buzağının hastalıklara karşı bağışıklık kazanması, ancak doğumdan sonraki ilk ağız sütünün alınmasıyla mümkün olmaktadır. Ağız sütünde, buzağının hastalıklara karşı direnç kazanması için gerekli bağışıklık sağlayan maddeler bulunur. Ağız sütünün ilk 4 saat içerisinde alınması gereklidir.

Buzağının doğduğunda her öğünde içeceği ağız sütü miktarı doğum ağırlıklarının % 5'i kadardır. Buda Siyah Alaca, Montofon ve Simmental gibi iri cüsseli ırklar için 2-2,5 kg, Jersey ve Yerli ırklarımız gibi küçük cüsseli ırklar için 1-1,5 kg kadardır. Buzağıların bu ilk ağız sütünü almalarından 12 saat sonra tekrar aynı miktarda ağız sütü almaları sağlanmalıdır. Doğumdan 24-36 saat sonra ağız sütünün bağışıklık içere. Ağız sütü bağışıklık sağlamanın yanında, normal süte göre daha fazla protein, yağ, vitamin ve mineral madde içerir. Ağız sütünün süt şekeri (laktoz) içeriği normal sütten düşüktür. Normal sütte bulunan yüksek orandaki süt şekeri yeni doğan buzağılarda ishale neden olur. Buzağıların sütle beslenmesinde şu hususlara dikkat edilmelidir.

1.Buzağılara ilk 3 gün mutlaka ağız sütü verilmelidir. Buzağılar analarını emmeden önce ineklerin memeleri ılık su ile yıkanıp temiz bir bez ile kurulanmalıdır.

2.Kendiliklerinden analarını ememeyen buzağılara yardım edilmeli veya süt biberonla içirilmelidir.

3.Doğumdan 2 gün sonra buzağılar analarından ayrılarak buzağı bölmelerine konulmalıdır. Buzağı bölmelerinde süt kovadan veya biberonla içirilmelidir. Bu kovaların temiz tutulmasına azami ihtimam gösterilmelidir.

4.Buzağılar günde en az iki kez izlenerek sağlıkları ve süt tüketimleri kontrol edilmelidir. Buzağılar günde, canlı ağırlıklarının % 8-10 u kadar süt tüketmeliler. Yani 40 kg ağırlığındaki buzağı günde 3.5-4.0 kg süt tüketmelidir.

Yeni doğan buzağılar için ilk 3 gün ağız sütünün sulandırılmasına gerek yoktur ve tavsiye edilmez. Ancak fazla olduğu için saklanan ağız sütünün 3 günlük yaştan daha büyük buzağılara verilmesi durumunda 2 katına kadar sulandırılması gereklidir.

Buzağılar doğumdan itibaren sütten kesilinceye kadar, günde 500 g kuru madde tüketmelidirler. Ağız sütünün yeni doğan buzağının tüketebileceğinden fazlası, çiftlikteki diğer buzağılara içirilebilir. Günlük kullanımlar dikkate alınarak uygun hacimdeki kaplara konulan ağız sütü ilk bir iki gün içinde kullanılacaksa buzdolabında, daha uzun sürede kullanılacak ise derin dondurucuda saklanmalıdır.

6.1.2.İLK 4 GÜNDEN SÜT KESİMİNE KADAR BAKIM VE BESLEME

Buz.ağılar doğumdan itibaren birkaç haftalık yaşa kadar tek mideli hayvanlar gibidirler. Mide gözlerinden işkembe, börkenek ve kırkbayır henüz ergin hayvanınki gibi fonksiyonel değildir ve ölçüleri de farklıdır. Ergin bir sığırın aksine, buzağılarda dördüncü bölme şirden, en büyük mide gözünü oluşturur. Buzağılarda yemek borusunun farklı bir yapısı nedeniyle sütle besleme döneminde, buzağı tarafından içilen süt işkembeye uğramadan direkt olarak şirdene geçer. İşkembe, ancak buzağı başlangıç yemlerinin ve kaliteli kuru otların tüketilmesinden sonra gelişir.

Buzağıların sindirim sistemlerinin gelişebilmesi için özellikle buzağı başlangıç yemlerinin doğumdan sonra 3. günden itibaren buzağıların önünde bulundurulması gerekir. Ayrıca buzağıların önünde kaliteli kuru ot, kuru yonca ve temiz su da olmalıdır. Buzağılar tam yağlı sütle, yağsız sütle, ekşitilmiş ağız sütü ile, süt ikame yemleri ile ve antibiyotikli sütlerle beslenebilirler.

6.1.2.1.TAM YAĞLI SÜTLE BESLEME

Sağlıklı buzağılar 3-4 haftalıkken sütten kesilebilirler. Ancak 8 haftadan önce sütten kesmemek gereklidir. Buzağılar ülkemizde genellikle 75-90 gün süreyle sütle beslenmektedirler. Sütten kesilecek buzağıların günde en az 500-700 g buzağı başlangıç yemi tüketebilmesi gerekir.

6.1.2.2.YAĞSIZ SÜTLE BESLEME

Tam yağlı sütten tasarruf amacıyla özellikle ileride genç sığır besisine alınacak erkek buzağılara, 2. ve 4. haftalar arasında azalan miktarda tam yağlı süt, artan miktarlarda yağsız süt verilmeye başlanır. Yağsız süt verildiğinde, buzağı başlangıç yemine vitamin A, D ve E katılmalıdır.

6.1.2.3.EKŞİTİLMİŞ SÜTLE BESLEME

Ağız sütünün yeni doğan buzağının tüketebileceğinden fazlası ekşitilerek buzağıların beslenmesinde kullanılabilir. Ancak ağız sütünün katı madde miktarı normal sütten fazla olduğu için buzağılara verilirken bir miktar su ilave edilmelidir. Ağız sütünün ekşitilerek saklanmasında şu hususlara dikkat edilmelidir.

  • Ekşitilecek ağız sütü plastik bidonlarda saklanmalı, metal kaplarda saklanmamalıdır. Aksi takdirde ekşitilmiş ağız sütü içinde oluşan asitler metal yüzeyi aşındırarak metal zehirlenmesine yol açabilir.
  • Ağız sütü doğal olarak ekşitilebilir. Ancak özellikle yaz aylarında doğal ekşitme istenildiği gibi sonuç vermez ve ağız sütü içilemeyecek kadar asidik olabilir. Bu nedenle bazı asitler katılarak güvenli bir ekşitme sağlanmalıdır. Güvenli ekşitmede 100 kg ağız sütüne 300 g Formik asit veya 700 g Asetik asit veya 100 g Propiyonik asit eklenir.
  • özellikle yaz aylarında 3-4 haftadan fazla bekletilmiş ve ekşitilmiş ağız sütü buzağılara verilmemelidir.
  • Ağız sütü ekşitilirken günde iki kez karıştırılmalıdır. Ekşitilerek verilen ağız sütü buzağılara verilmeden önce de iyice karıştırılmalıdır.
  • Ekşitilmiş ağız sütü buzağının ağırlığına ve sütün konsantrasyonuna göre buzağıya verilmeden önce bir miktar su ile sulandırılır. Sulandırma 35-37 oC deki sıcak su ile yapılırsa buzağılar tarafından daha iyi tüketilir.

6.1.2.4.SÜT İKAME YEMLERİ İLE BESLEME

Süt ikame yemleri süt yerine kullanılan toz haldeki yemlerdir. Bu yemler sütten daha ucuza sağlanabildiği zaman kullanılmalıdır. Süt ikame yemleri kullanılmadan önce su ile sulandırılarak buzağılara verilmeli ve proteini % 20-22 olmalıdır. Bu yemlerdeki protein kaynaklarının süt ve süt ürünlerinden olması sindirilebilirliğini artırır. İkame yemin proteini soya gibi bitkisel kaynaklardan sağlanıyorsa sindirimi daha düşük olacağından protein düzeyinin % 22-24 olması gerekir. İyi bir süt ikame yeminde yağ oranının en az % 10 olması istenir. Süt ikame yemlerinde buzağılar tarafından sindirilemediği için, şeker ve nişastanın bulunmaması gerekir.

6.1.2.5.ANTİBİYOTİKLİ SÜTLERLE BESLEME

Tedavi amacıyla antibiyotik uygulanan ineklerin sütü, satılamayacağı veya başka şekilde tüketilemeyeceği için, buzağıların beslenmesinde kullanılabilir. Antibiyotik içeren sütler ağız sütleri gibi ekşitilerek kullanılabilir. Ancak mastit tedavisi gören ve bu amaçla meme içine ilaç verilen memelerdeki sütler içirilmemelidir.

6.1.3.BUZAĞI BAŞLANGIÇ YEMLERİ

İyi kalitede buzağı başlangıç yemi buzağıya doğumdan sonra 3. günden itibaren verilmeye başlanmalıdır. Karma yemlerin erken verilmesi, işkembenin gelişimi için kuru otların verilmesinden çok daha fazla önem arz eder.

Karma yemler işkembe yüzeyindeki papillaların gelişimini teşvik eder. Buzağı başlangıç yemleri, enerjice zengin, fazla ince öğütülmemiş ve en az ham protein içermelidir. Başlangıç yeminin tüketimini artırmak için tane yemler, tüm olarak, kabaca öğütülmüş olarak, kırılmış olarak veya ezilmiş olarak verilmelidir. öğütülmemiş tüm haldeki tane yemler, özellikle yulaf, başlangıç yemlerinde bulunabilir ve 3 aylık yaşa kadar buzağılar tane yemleri tüm olarak tüketebilirler.

Başlangıç yemleri içinde % 5 civarında melas bulunması hem iştahı artırır hem de yemde tozlaşmayı önler. Buzağı başlangıç yemleri, buzağılar 12 haftalık oluncaya kadar yedirilir ve yem tüketimi günde 1,5-2 kg olacak şekilde sınırlanmalıdır.

6.1.4.BUZAĞI BÜYÜTME YEMLERİ

Buzağılar sütten kesildikten sonra buzağı başlangıç yemleri azaltılarak buzağı büyütme yemlerine geçilir. Buzağı büyütme yemlerine 3. aydan sonra başlanmalıdır. Bu dönemde buzağıların en az 600-700 g karma yem tüketmeleri gerekir. Buzağıların sütten kesildikten sonra 100 kg canlı ağırlığa ulaşıncaya kadar olan dönemde yeterli miktarda karma yem tüketmeleri sağlanmalıdır.Buzağı ve danaları beslerken, işkembenin mümkün olduğunca erken gelişimini hedefleyen bir besleme programı yapılmalıdır.

3. günden itibaren buzağıların önünde kaliteli ve iştah açıcı buzağı başlangıç yemi ve temiz su bulundurulmalıdır. Yemlerin temiz, kuru ve küflenmemiş olmasına dikkat edilmelidir.

6.1.5.KURU OT VE SİLAJ

Buzağılara 5-10 günden itibaren iyi kaliteli kuru otlar özellikle yonca kuru otu verilir. Buzağılara 3 aylık yaştan önce silaj verilmemelidir. İyi kalitede buzağı başlangıç yemleri, buzağıların büyümesi için, en iyi kalitede kuru ottan çok daha fazla enerji sağlar. özellikle ilk 3 ay kuru ot, buzağı başlangıç yemlerinin yerini almamalıdır.

6.1.6.SU TÜKETİMİ

Buzağıların önünde, 3. günden itibaren, temiz su bulundurulmalıdır. önlerinde devamlı temiz ve taze su bulunan buzağıların yem tüketimleri artar ve daha hızlı büyürler. özellikle yaz aylarında su tüketimi artabilir.

6.1.7.BUZAĞI KULÜBELERİ

Çoğu hastalıklar aynı bölmede tutulan buzağılar arasında kolaylıkla yayılır. Bunun için buzağıların en az 30 gün, şartlar müsait ise sütten kesilinceye kadar ferdi buzağı bölmelerinde tutulmaları gerekir. Ancak bu süre sonunda buzağılar, fazla kalabalık olmayan bölmelerde birlikte tutulabilirler.

Buzağı ölümlerinin ve kronik hastalıkların yaygın olduğu işletmelerde ahırlardan ayrı bir yerde, dışarıda ferdi buzağı kulübelerinin yapılması önerilir. Buzağı kulübeleri ahşap, polyester, fiberglas, MDF, galvaniz saç ve eternit gibi malzemelerden yapılabilir. Kulübelerin yapımında, dayanıklı, hafif, ucuz, bakımı ve dezenfeksiyonu kolay basit malzemelerin kullanılması tercih edilmelidir. Buzağı kulübeleri ahırdan ve padoklardan uzak, iyi drenaja sahip yerlere yerleştirmelidir.

Kulübelerin fazla rüzgar almamasına dikkat edilmelidir. Kulübeler ahır çatısından akan sulardan ve havalandırma sistemlerinden uzak olmalıdır. Kulübelerin yerleştirildiği alan düz ise su basmasını önlemek için kulübeler, en az 15 cm yükseklikte kurulmalı ve önlerine küçük çakıl-kum serilmelidir. Kışın kulübelerin içine bol ve kuru altlık serilmeli, yazın ise sadece kuru kum serilmelidir. Kuru kum sineklerle mücadeleye de yardım eder. Kulübelerin birbirlerinden en az 115 cm uzak olması hastalıkların yayılmasını önler. Buzağı kulübelerinin önü açık olmalı, kapatılmamalıdır. önü kapatılan kulübelerde hava değişimi sağlanamaz.

6.1.8.BUZAĞI İSHALİ

Bakım ve beslemedeki hatalar buzağılarda ishallere sebep olur. İshalleri önlemek için şu tedbirler alınmalıdır.

1.Buzağı bölmeleri aşırı kalabalık olmamalı, buzağı başına en az 2 m2 yer düşmelidir. Ferdi bölmelerde bulunan buzağılara 60 x 120 cm alan sağlanmalıdır.

2.Buzağı bölmelerinde havalandırma iyi yapılmalıdır. Ancak hava akımı direkt buzağının üzerine gelmemelidir. Havalandırma kışın kısa aralıklarla, yazın sık sık yapılmalıdır.

3.Buzağılar ıslak ve nemli bölmelerde tutulmamalı, altları sık sık temizlenmeli ve yataklık olarak kullanılan materyalin kuru olmasına dikkat edilmelidir.

4.Buzağılar dengeli ve yeterince beslenmeli, aşırı ve düzensiz beslemeden kaçınılmalıdır. Buzağı doğar doğmaz A,D,E vitaminleri de verilmelidir.

5.Yeni doğan buzağılara ağız sütü mutlaka verilmelidir. Analarını ememeyen buzağılara ağız sütü biberonla içirilmelidir.

6.Buzağı beslemede kullanılan kova ve biberonlar her kullanımdan sonra yıkanmalı, içinde su kalmayacak şekilde baş aşağı çevrilerek bırakılmalıdır.

6.1.9.İSHALLİ BUZAĞILAR İÇİN ELEKTROLİT

Buzağı ishallerinin erken farkına varılarak hemen önlem alınması buzağı kayıplarını önler. Eğer buzağı hafif şiddette bir ishale yakalanmışsa (yem tüketimi devam ediyor, aşırı halsizlik görünmüyor ve ateşi yoksa) elektrolit solüsyonun içirilmesi faydalı olur.

Buzağı ishalli ise verilen süt ve süt ikame yemlerinin miktarı önemli ölçüde azaltılır, hatta ishal şiddetli ise hiç verilmeyebilir. Bunların yerine sadece elektrolit verilir. Buzağıya içirilen elektrolit solüsyonları hazır alınacağı gibi evde de hazırlanabilir. Elektrolit, 4 çay kaşığı tuz, 3 çay kaşığı pasta kabartmada kullanılan soda, yarım fincan toz şeker, 4 litre 37 oC'deki su ile karıştırılarak hazırlanır, Hazırlanan bu elektrolitten buzağının canlı ağırlığının 1/10'u kadar verilir. 50 kg ağırlığındaki buzağıya günde 5 kg bu elektrolitten içirilir. Bu miktarın kısa aralıklarla 3-4 kez verilmesi daha uygundur.

6.2. DANALARIN BAKIM VE BESLENMESİ

İlerde süt ineği olacak danaların ve düvelerin bakım ve beslenmeleri süt ineklerine göre daha kolay ve ucuzdur. Bu dönemde ekonomik bir besleme ile dana ve düvelerin normal büyümelerini sağlamak gerekir.

Damızlık danalara kaliteli kaba ve kesif yemler erken yaşta yeterli miktarda verilerek büyüme teşvik edilmelidir. Fakat aşırı enerji içeren yemler verilmemelidir. Zira aşırı enerji yağlanmaya neden olur, bu da meme bezlerinin gelişimini olumsuz etkiler, üremede problemler oluşturur. Aşırı enerji alımı, danaların olması gerekenden daha önce erginliğe ulaşmalarına da neden olur. Bu nedenle süt emme döneminden sonra da günlük ağırlık artışı 700-800 g kadar olmalı ve cinsel olgunluk yaşı kontrol altına alınmalıdır. Bunun için, danaların karma yem tüketimi sınırlı, kaba yem tüketimi sınırsız olarak verilmelidir.

Danalara iyi kalitede kuru otlar, mısır silajı, fiğ+tahıl karışımı silajları sınırsız olarak verilirken, karma yem günde 2 kg kadar verilmelidir. Eğer verilen kuru ot ve silajların kalitesi çok iyi değilse karma yem miktarı 2.5-3 kg'a kadar çıkarılabilir. Danalar iyi kaliteli çayır ve meralardan faydalanabilirler. Fakat mutlaka karma yemle desteklenmeleri gerekir.