AŞILAMA

Aşılama, bağışıklık sisteminin hastalık yapıcı düşmanı tanıması için, ölü veya zayıflatılmış bütün mikroorganizma (bakterilerden Brusella veya virüslerden Çiçek gibi) veya ürettikleri toksin (Botulismus-Enterotoksemi) yada hücre parçalarını içeren aşıların organizmaya verilmesi işlemidir. Hayvancılıkta, genellikle ekonomik olarak yıkıcı hastalıkları kontrol altına almak maksadıyla yapılan son derece önemli bir “koruyucu hekimlik” uygulamasıdır. Aşılamada 2 amaç vardır. Bunlardan ilki; güçlü mikrop daha vücuda girmeden, gerçek hastalık durumunda bağışıklık sisteminin hastalık etkenine karşı ürettiği ve mikropları yakalayıp tutarak etkisiz hale getiren “antikor”ların bir öncü birlik gibi hazır halde kanda dolaşmasını sağlamak. İkincisi ise; bağışıklık sistemindeki hafıza hücrelerinin belleğini, risk oluşturan mikroba karşı hep taze tutmaktır.

Bu koruma süresi,  birkaç aydan bir yıla ve hatta ömür boyu bağışıklığa kadar değişken olabilir. Bu sürenin belirleyicisi, kandaki antikor seviyesidir. Bağışıklık yanıtı düşmeye başlayınca aşıların tekrarlanması gerekir. Bu sebeple belli aralıklarla aşılamalar tekrarlanır.

NEDEN ÖNEMLİDİR: 

Türkiye’miz; Afrika, Avrupa ve Asya’nın kesişim noktasındadır. Yalnız bununla kalmayıp, son yıllarda kesimlik veya damızlık hayvan ithalatı ile Amerika’dan Avustralya’ya kadar neredeyse bütün dünyadan ülkemize hayvan hareketleri olmuştur.  

Ayrıca, göçmen kuşların kendileri veya üzerlerinde taşıdıkları parazitler ile de hastalık sebebi mikroorganizmaların taşınma riski mevcuttur. Bunun yanı sıra küresel ısınmanın bir sonucu olarak, artan sıcaklık ortalamaları sebebiyle, ekvator kuşağına yakın bölgelerdeki hastalık taşıyabilen kene türleri, ülkemizin daha geniş alanlarında görülmekte ve kış aylarının da ılık geçmesi sebebiyle sokucu ve hastalık bulaştıran sinekler de daha hızlı bir çoğalma sergilemektedir.

Kısacası aşılama, hayvan hastalıklarının yoğun olarak görüldüğü yurdumuzda damızlık hayvan üretebilmek için birinci öncelikle takip edilmesi gereken en önemli zorunluluktur. Bu etki ve konunun önemi yakın gelecekte kendini daha fazla hissettirecektir.

NE YAPILMALIDIR:

Devlet eliyle yapılan yıllık rutin aşılama programlarının işletmelere bildirilmesi ve işletmelerce takip edilmesi gerekir. İlave olarak bölgeye ait risk durumuna göre Veteriner Hekim ile yıllık aşılama protokolü hazırlanmalı ve aşılama takvimine bağlı kalınmalıdır. Bahar aylarının gelmesiyle, sokucu sineklerin ve parazitlerin ilk jenerasyonu riskli alanlarda yapılacak ilaçlamalarla yok edilmelidir. Bunun için belediyeler, Halk Sağlığı işlerini özelleştirmekten vazgeçmelidir. Veteriner Halk Sağlığı birimleri tekrar aktif biçimde kullanılmaya başlanmalıdır. Hastalık kurutma (eradikasyon) programlarına destek olunmalıdır.